Site İçi Arama Moturu :
 
  Reklam | Ana Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | Tavsiye Et | Sondakika Ekle | İletişim | Yardım | 6 Online
 Şifalı Bitkiler | Tıp Sözlüğü | Terimler Sözlüğü | Hastalık Rehberi | Kalori Cetveli | Hastaneler | Acil Ambulans | Gebelik Rehberi | Kan Bankası
Merkezler | Basın ve Medya | Sağlık Ocakları | Ecza Depoları | Eczaneler | Bebek İsimleri | Ücretsiz İlanlar | Cinsel Terimler | Web Adresleri |

 Ana Sayfa   Hesaplamalar  |  Garip Tarih  |  Ne Nedir ?  Yemek Tarifleri  H. Hakları  |  Egzersizler  |  Alışveriş Merkezi
Ağız - Diş Sağlığı
AIDS ve Tedavisi
Alışveriş
Aşk & Meşk
Beslenme
Beyin Cerrahisi
Cinsel Sağlık
Çocuk Sağlığı
Diğer Hastalıklar
Diyet
Doğum Kontrol
Egzersiz
Erkek Sağlığı
Estetik Cerrahi
Fizik Tedavi
Gebelik-Lohusa
Göz Sağlığı
Hepatit - Tedavisi
İç Hastalıkları
İlk Yardım
K.B.B
Kadın Hastalıkları
Kalp ve Damar
Kanser - Tedavisi
Magazin Habeleri
Moda Haberleri
Psikoloji - Stres
Saç ve Cilt Bakımı
Sağlık Haberleri
Sağlıklı Yaşam
Sigara ve Alkol
Tanı Testleri


Ağız Boşluğu
16 Aralık 2006 Cumartesi 23:52:35
ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), çıkış kapısı ise yutağa açılan, tepesinde küçük dil sallanan darlıktır. ağız boşluğunun yüzeyi sümüksel bir gömlekle kaplanmıştır.

dişlerin görevi yiyecek maddelerini kesmek, parçalamak, ezmek ve öğütmektir. dişlerin konuşmada da büyük rolleri vardır. Bir diş kök, kron ve boyuncuk olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. diş kronunun üzeri diş minesi adı verilen çok sert bir maddeyle kaplıdır. diş boyuncuğu ile kökü de mineye göre daha sarımsı renkli ve kemiğe benzer bir dokuyla kaplıdır. Bu örtü seman tabakası adını alır. Mine ve seman tabakalarının altında dişin esas yapısını oluşturan fildişi tabakası (dentin), dişin kron (taç) bölümünde içinde damar ve sinirlerin bulunduğu ve diş özü adı verilen bir yapının yer aldığı diş boşluğu, diş köklerinin ortasında çok ince bir diş kökü kanalı vardır. kan damarları ve sinirler, kök uçlarında bulunan diş ucu deliğinden girerek diş boşluğuna ulaşırlar. dişler köpekdişleri, azıdişleri ve kesiciler olmak üzere üç türdür. Azıdişleri de büyük ve küçük azıdişleri olarak iki tiptir. İnsanın ağzında alt ve üstçenede 16 şar olmak üzere 32 adet diş vardır. Üst ve altçenelerdeki dişler de sağlı sollu 8 er adettir. Çocuk doğduktan 6-7 ay sonra dişleri çıkmaya başlar ve iki yaşına kadar dişlenme tamamlanır. sütdişi adı verilen bu dişler geçicidir ve 20 tanedir. Çocuklar bu dişleri çoğunlukla yedi yaşına kadar taşırlar ve yedi yaşından itibaren bu dişler dip taraflarında bulunan asıl diş taslaklarının oluşmasıyla itilir ve atılır. sütdişlerinin dökülmesi genellikle 11 yaşına doğru tamamlanır. Dökülme sırasında dökülen dişlerin yerine hem 20 diş, hem de bunlara ek olarak her çenede 4 er tane fazla diş çıkar. Böylece 11-18 yaşlarındaki bir çocuğun dişlerinin sayısı 28 i bulur. Genel olarak 20 ya da daha sonraki yaşlarda alt ve üstçenenin en sonlarındaki akıldişi adı verilen 4 azıdişi daha çıkar ve böylece insan ağzındaki dişlerinin sayısı 32 yi bulur.

Dil, üzeri epitel dokuyla kaplı, kastan yapılmış ve ağız boşluğunda ön bölümü serbest olan tat alma organıdır. Dilin ucu, kenarları ve arka bölümleri tada karşı en duyarlı olan bölgelerdir. Dilin üst yüzeyi ipliksi memecikler adı verilen birçok kabarcıklarla örtülmüştür. İpliksi memecikler arasında şapkalı mantar görünümünde olan mantarsı tat memecikleri, dilin dip tarafında ise 8-12 daha büyükçe çanaksı tat memecikleri bulunmaktadır. İpliksi memecikler dokunum, mantarsı memecikler tat duyusu görevini yaparlar. Çanaksı tat memecikleri ise, en önemli tat alma yapıları olan çok küçük ve yuvarlak tat keseciklerini taşırlar. Tat keseciklerinin uçlarında tat duyusu hücreleriyle destek hücreleri yer almıştır. Tat hücreleri sinirlerle beyine bağlantılıdır. Tat hücrelerinde olan uyartı sinirlerle beyine ulaşır ve orada tat duyusu halinde algılanır.

Tükürük, yapısındaki pityalin enzimi aracılığıyla nişastayı şeker ve suya yıkarak maltoza (arpa şekeri) dönüştüren bir salgıdır. Tükürük, kulak, çene ve dilaltı tükürük bezleri tarafından salgılanır. Tükürük salgısı bu bezlerin kanalları ile ağız boşluğuna verilir. Tükürük bezlerinin en büyüğü olan parotis (kulak altı tükürük bezi) salgısını, son ikinci azıdişin karşısına açılan küçük bir kanalla ağız boşluğuna verir. Çene ve dilaltı tükürük bezlerinin salgıları ise küçük kanallarla dil altına dökülür. Tükürük salgısı, ağız içi ve yemek borusunun iç yüzeylerini kayganlaştırıp yutmayı kolaylaştırır.

Yutma, yutkunma hareketiyle oluşan bir işlemdir. Yutma sırasında soluk alışverişi durur, genzin yutağa açılan bölümü yumuşak damak tarafından kapanır. Gırtlak yutma sırasında yukarı kalkar ve gırtlak üzerinde bulunan gırtlak kapağı dilin köküne dayanır. Kapağın bu şekilde ileri itilmesi sonucu soluk borusuna giden gırtlak yolu kapanmış olur.

Bu Haber Toplam : (409 Defa Okundu)


YORUMLAR Toplam (0) Adet


Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı
LY
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Bkz. Tıbbı Sorumluluk Reddi. | Yayın ilkeleri
©2010 (Diyetsaglik.com) Smart Teknoloji'nin Tescilli Markasıdır. / Her Hakkı Saklıdır (97 / 299.798 / 04.09.2010 )